Sonbahar doğaseverlerin ve manzara fotoğrafçılarının en güzel fotoğraf karelerini yakalayabileceği, yeni yerler keşfedebileceği bir mevsim… Türkiye’nin cennet köşelerinde sonbaharda nereye gidilir? Nasıl gidilir? Nerde fotoğraf çekilir? Nerde kalınır?

387a4586

1.Erikli Şelaleleri, Yalova

İstanbul’a yakın yerlerden ilki burası. Yalova’nın Teşvikiye köyüne bağlı, Erikli yaylası olarak da biliniyor. Yayla’ya gelmeden önce Teşvikiye’de köy kahvaltısı yapmanızı öneririm. Buraya kendi araçlarınız ile çok rahat gelebilirsiniz. Yol üzerindeki göletlerde mutlaka duraklayın. Burada harika fotoğraflar çekeceğinizden eminim.

Araç ile en fazla bir noktaya kadar gidebiliyorsunuz. Ondan sonra yaklaşık 30 dakikalık bir orman yürüyüşü yapmanız gerekiyor.

Gürül gürül akan şaleleri görünce kendinizi film setinde gibi hissedeceğiniz bir yer. Bölgenin en ilgi çekici doğa harikası İkiz Şelaleler.. Boyu yaklaşık 15 metreyi buluyor. Fotoğrafçılar için harika bir yer.

Benim önerim hafta içi gitmeniz, çünkü hafta sonu epey bir kalabalık oluyor. Şelaleler’in aşağısında, araçların gelebildiği son yerde gözleme ve ayran yapıyorlar. Kesinlikle tavsiye ediyorum, yorgunluk sonrası iyi gelecektir.

Burası İstanbul’a çok yakın olduğundan kalacak yer önermedim. İstanbul’dan gelecekler sabah erken saatlerde çıkarsa günübirlik gezebilirler. Başka şehirlerden geliyorsanız Yalova’daki otellerde kalmanız en mantıklısı olacaktır.

2.Sülüklü Göl, Bolu

Milli Park bölgesindeki Sülüklü Göl’e ulaşmak zahmetli bir yolculuk anlamına geliyor. İstanbul tarafından geliyorsanız, TEM’den Akyazı’yı geçip Dokurcun’u geçtikten sonra karşınıza gelecek. Ankara tarafından geliyorsanız, Bolu’dan Mudurnu yoluna sapmanız gerekiyor. Bu yol biraz karışık, Navigasyon kullanmanızı tavsiye ederim. Ben ilk gittiğimde kaybolmuştum.

Asfalt yol gölün 15km aşağısındaki Tavşansuyu köyünde bitiyor. Köyün içindeki Camii’nin hemen yanında göl yolu başlıyor. Köy’den sonra Sülüklü Göl’e toprak yollarla bağlantı sağlanıyor. Yağmur sonrası çamur olabilir, gelmeden önce hava durumunu kontrol etmekte fayda var. Ben ilk gidişimde çamurdan dolayı buraya 10 km kala geri dönmek zorunda kaldım.

Göle ulaştığınızda nefesinizi kesecek bir manzara ile karşılaşacaksınız. Burası tektonik hareketler ile sonradan oluşan bir heyelan set gölü olduğu için, gölün içinde taşlaşmış ağaç gövdeleri ilginç görüntüler sunuyor. Dilerseniz burada gece kamp yapıp, sabahın ilk ışıkları ile göl üzerinde oluşan sis hârelerini fotoğraflayabilir; dilerseniz de günübirlik gelip gölü kuşbakışı gören fotoğraf noktasından çekimler yapabilirsiniz. Ama buraya biraz tırmanmanız gerekiyor, baştan uyarayım. Ayrıca gölden orman içine uzanan patikalarda yürüyüş yapmanızı da tavsiye ederim.

3.Yedigöller, Bolu

Sonbahar’da en sevdiğim yer burası diyebilirim. Batı Karadeniz Bölgesi’nin engebeli arazilerinde bulunan, yedi adet heyelan set gölünden oluşan bir orman denizi adeta. Hakim bitki örtüsü Kayın ağaçlarından oluştuğu için yaprak dökme zamanı rengarenk görüntüler ortaya çıkıyor.

Bolu’nun Mengen ilçesine bağlı Milli Park’a; Bolu şehir merkezinden araba ile çok rahat gidebilirsiniz. Tahmini uzaklık 45 km kadar ancak yollar kıvrımlı olduğu için dikkatli ve yavaş gitmenizi tavsiye ediyorum. İstanbul’dan gidenler Düzce – Mengen üzerinden gidebilir ama bu yol toprak ve oldukça bozuk, baştan uyarayım.

Milli Park’a ilk defa gidenler Cennete geldiklerini düşüneceklerdir. Sonbahar renklerinin eşsiz tonlarını bulacağınız bu ormanın her yerinde harika fotoğraflar çekebilirsiniz. Size tavsiyem gün doğumunda göllerin üzerinde oluşan sis harelerini kaçırmamanız. Bunun için ya gece yola çıkıp sabaha karşı oraya ulaşmak; ya da akşamdan gelip kamp kurmak gerekiyor.

Milli Park içinde kampçılık, günübirlik piknik, yürüyüş, fotoğraf çekimi gibi faaliyetler yapılabilir. Konaklama ve yiyecek ihtiyaçları da tesis edilen dinlenme evleri, kır gazinosu ve kantinden karşılanılabilir.

Not: Hafta sonu gelmenizi hiç tavsiye etmem, çünkü aşırı kalabalık oluyor.

4.Karagöl, Borçka, Artvin

Artvin’in Borçka ilçesinden 25 km uzaklıkta olan göle son 6 kilometre kala taş kaplı yoldan ulaşım sağlanıyor. Araba ile zorlanmadan gidilebilir. Bana göre burası Türkiye’deki en güzel göller arasında ikinci sırada yer alıyor. Yazın göz alabildiğine yeşil, Sonbahar’da ise rengarenk oluyor.

Burada manzara fotoğrafı çekmek inanılmaz huzur veriyor. Gölü etraflıca saran patikalarda yürüyüş yaparak oldukça fazla fotoğraf çekeceksiniz. Ağaçların boyu çok yüksek ve sisli havada değişik güzel pozlar ortaya çıkıyor. Ağaçların içindeki ahşaptan yapılmış patikalar estetik ve fotojenik. Ben gün batımına yakın yumuşak ışığın olduğu vakitlerde çekim yaptım. Sabah erken saatlerde de çok güzel manzaralara tanıklık edebilirsiniz.

Konaklama için Karagöl’e gelmeden 5-10 km mesafede bulunan pansiyonlarda kalabilirsiniz. Ya da Göl’de kamp yapabilirsiniz ama geceleri epey soğuk oluyor. Ben sabah ışıklarını kaçırmamak için kamp yapmayı tercih ettim ve çok üşüdüm.

 


Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir